Bilindiği üzere, iki gün önce Osmaniye’de bir okulun bahçesinde bir eğitim neferini kaybettik.

Dışarıdan biri geldi. Kim olduğu, ne iş yaptığı ve hangi sebeple geldiği önemli olmaksızın, elini kolunu sallayarak yanında getirdiği ateşli silahla okul sınırları içine girdi. Okulun bahçesinde bir öğretmeni katletti.

Bu olay, başta eğitim camiası olmak üzere hepimizi derin bir üzüntüye boğdu. Bu kaçıncı…

Yaşananlar, okul sınırlarının ne kadar güvenli olması gerektiği gerçeğini bir kez daha yüzümüze çarptı.

Şunun çok iyi idrak edilmesi gerekmez miydi? Okulun kapısı sıradan bir kapı değildir. Okul, kamusal bir alandır. Peki, kamu gücünün üzerinde bir güç olabilir mi? Elbette hayır.

Yalnızca kayıplar yaşandığında üzerinde konuşulamayacak kadar ciddi bir konudan bahsediyoruz. Alınan önlemlerin yetersizliğine dikkat çekmek; hem ülkesinin geleceğini düşünen vatansever bir yurttaş hem de toplumsal sorumluluğu olan bir eğitimci olarak benim için vicdani ve insani bir zorunluluktur.

Her yerde, herkesin dilinde, kitaplarda, teoride, söylemde ve uygulamalarda nitelikli eğitimin öğeleri üzerinde duruyoruz. Okul güvenliği konusuna da atıflar yapılmıyor değil elbette, Allah için…

Ancak öğretmenin güvenliği ile çocuğun nitelikli eğitim hakkı birbirinden ayrı düşünülemezken öğretmenle çocuğu birbirinden ayırmak…

Profesyonel güvenlik planları hazırlanmalı, güvenlik önlemleri artırılmalıdır. Öğretmene veya okula yönelik tehditler, “kişisel mesele” denilerek okul kapısının dışında kalmış kabul edilmemelidir. En tehlikelisi de budur! Tehdidin her zaman okul ortamına taşınma ihtimali vardır. Okullar, öğretmenlerin en savunmasız kalabildiği yerlerdir. Hangi öğretmen, ateşli ya da ateşsiz bir silahı okul önlüğünün cebinde taşıyor? Hiçbiri…

Kamusal alanda görev yapan öğretmenin bunların hiçbirine ihtiyacı yoktur, olmamalıdır. Öğretmenlerin, güvende olduklarını daha fazla bilmeye ve bu güveni hissetmeye ihtiyaçları vardır.

Okulları yüksek savunmalı kalelere çevirelim demiyorum. Ancak Anayasamızda da yer alan yaşama ve güvende olma hakkının sağlanmasının yanı sıra, kamusal alanın korunmasına daha fazla eğilmek gerektiğini vurguluyorum. Başsağlığı dilemenin ötesinde, daha fazlasını söylemenin ve yapmanın önemine değinmek istiyorum.

Öğretmeni korumak, eğitimi korumaktır ve bu sorumluluk bir kayıp daha bekleyemez.

Özlem Özdemir Sosyal Bilimci-Eğitimci