Daha önce de söylediğim gibi; Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’in AK Parti’ye geçmesi kendi siyasi tercihidir. Bu kararın doğru ya da yanlış olduğu elbette tartışılır.

Çekmeköy’de kendisini seçen birçok vatandaşın beklentisi ise nettir: “Madem CHP’nin oylarıyla seçildin, ya bulunduğun yerde kal ya da yeni kurulacak partide yoluna devam et.”

Bu eleştirileri anlamak mümkündür. Çünkü o oyları veren CHP seçmenidir.

Ancak anlamakta zorlandığım bir kesim var: AK Partili bazı yöneticiler…

Orhan Çerkez’in AK Parti’ye katılmasına tepki gösterdikleri söyleniyor. Peki neden? Çünkü daha şimdiden 2029’un hesabını yapıyorlar.

Kardeşim, CHP seçmeni tepki gösterir, bunu anlarım. Ama size ne oluyor?

Yıllarca sağ siyasetin kalesi olan Çekmeköy’de, son seçimde CHP’ye teslim ettiğiniz Belediye Başkanı bugün size geliyorsa, bunu siyasi bir kazanım olarak görmeniz gerekir. Mehter Marşı ile karşılamanız gerekirken, daha bugünden 2029 hesabı yapmanın kime ne faydası var?

Bu Çekmeköy’ü yıllarca aynı siyasi anlayış yönetti. Artık bırakın da yeni yüzler, Anadolu’nun tertemiz evlatları bu ilçeye hizmet etsin. Milletin önünü açın.

Zaten bunları yapmadığınız için seçimleri kaybettiniz.

Gelelim bağımsız kalan meclis üyelerine…

Sonuçta bir siyasi partinin çatısı altında seçildiniz. Tek başınıza bağımsız aday olsaydınız, bugün o meclis üyeliğine seçilme şansınız olur muydu?

O hâlde meclis üyeliğinden istifa edin. Çünkü bu millet size bağımsız meclis üyesi olmanız için değil, partinizin çatısı altında görev yapmanız için oy verdi.

Eğer milletin verdiği oylara gerçekten saygınız varsa, o emaneti iade edin.

Çıkın ve deyin ki:

“Ey Çekmeköy’de CHP’ye gönül veren vatandaşlarımız… Sizlerin oyları sayesinde meclis üyesi seçildik. Ancak gelinen noktada seçildiğimiz siyasi çizgide kalmanın doğru olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle ne başka bir partiye geçiyoruz ne de bu emaneti kişisel bir koltuk olarak görüyoruz. Sizlerin oylarıyla geldiğimiz bu görevi, yine sizlere duyduğumuz saygı gereği iade ediyor ve meclis üyeliğinden istifa ediyoruz.”

İşte o zaman Çekmeköy halkı sizi ayakta alkışlar.

Diğer meclis üyelerine söyleyecek bir sözüm yok. Giden gider, kalan kalır.

Ama bağımsız kalan meclis üyeleri bugün Çekmeköy halkına adeta şu mesajı vermektedir:

“Gidenler yanlış yaptı, kalan ve dik duran tek biziz.”

Eğer gerçekten dik duruş sergilemek istiyorsanız, bunun yolu koltuğa tutunmak değil, milletten aldığınız emaneti yine millete iade etmektir.

Diğer bir husus ise onu bucu diyerek hep hor gördüğünüz dışarıdan gelen meclis üyeleri Bora Kılıç ve diğerleri… Hep onlardan çekinen, hep onlara bunlar bizden değil satarlar anlayışı vardı. Ama bu süreçte dik duran ve satmayanlar da yine onlar oldu. En azından AK Parti’ye geçmeyerek tavırlarını net bir şekilde ortaya koydular.

Bunun dışındaki tüm söylemler kamuoyunun vicdanında karşılık bulmayacaktır