Cemil Özdemir’i çok yakından tanımam. Ancak birkaç kez bir araya gelmişliğimiz oldu; mütevazı bir kişi olarak tanıdım. Hatta bir davetine katılamamış, sonrasında kendisini arayıp teşekkür etmiştim.

Süreç aslında sosyal medyada başladı. CHP ile ilgili paylaşımlarını kaldırınca kendisini aradım. “İstifa ile ilgili basından arkadaşlarla bir araya geleceğiz, yarın gerekli açıklamayı yapacağım” dedi.

Ardından sosyal medya ve WhatsApp üzerinden yaptığı paylaşımla istifasını duyurdu.

Siyasette istifalar elbette olabilir. Kimsenin kimseyle zorunlu bir gönül bağı yoktur. Ancak bu tür önemli kararların, uzun yazılarla değil; basın mensuplarıyla yüz yüze, soru-cevap şeklinde paylaşılması çok daha şeffaf bir süreç oluştururdu.

Yaptığı açıklamada “vicdan”, “duruş” ve “daha büyük sorumluluk” vurgusu var.

Kulağa güçlü geliyor… Ancak işin sahadaki karşılığı sorgulanıyor.

Çünkü aynı açıklamada artık sadece bir partinin değil, toplumun tüm kesimlerinin sesi olacağını söylüyor.

Peki soru şu:

👉 Bu ses bugüne kadar neden duyulmadı?

👉 Bu duruş neden şimdi ortaya çıktı?

Açık konuşalım…

CHP’de bugüne kadar, benim gözlemlediğim kadarıyla sahada çok aktif, bayrak asan ya da pankart süreçlerinde ön planda olan bir profil değildi Cemil Özdemir.

Oysa aynı partide;

yıllardır gece gündüz çalışan,

yağmur çamur demeden bayrak asan,

pankart taşıyan,

kapı kapı dolaşan,

hiçbir karşılık beklemeden mücadele eden çok sayıda insan varken, Cemil Özdemir Çekmeköy CHP’den meclis üyesi oldu.

İşin bir diğer boyutu da verilen mesajlar…

İstifa açıklamasında CHP Meclis üyeleri

Turgut Genç ve Soner Çiçekli gibi isimlere özellikle teşekkür edilmesi, bu kararın sadece bireysel olmadığı yönünde yorumlara neden oluyor.

Hatta bazılarına göre bu durum, Çekmeköy Belediye Başkanı Orhan Çerkez’e dolaylı bir mesaj olarak değerlendiriliyor.

Turgut Genç hakkında çok net bir değerlendirme yapamam; kendisini yakından tanımıyorum. Ancak Soner Çiçekli, Çekmeköy’de bilinen bir isimdir. Daha önce AK Parti’de uzun yıllar siyaset yaptı, ardından CHP’de siyaset yapmaya başladı.

Seçim sürecinde kendisine belediye başkan yardımcılığı sözü verildiği yönünde iddialar var. Eğer böyle bir söz verildiyse, bunun yerine getirilmesi gerektiğini düşünenlerdenim. Ancak bu konuların ne kadar doğru olduğu da ayrı bir tartışma konusudur.

Öte yandan, Soner Çiçekli’nin zaman zaman “kırgınlık” içerikli mesajlar verdiği, kamuoyunda konuşulan konular arasında yer alıyor.

Tekrar konumuza dönecek olursak;

Cemil Özdemir’in istifa metninde özellikle bu iki isme teşekkür etmesi, farkında olarak ya da olmayarak onları da tartışmanın içine çekmiş durumdadır.

Belki iyi niyetle yazılmış bir teşekkür cümlesi,

ama ortaya çıkan tablo, sürecin daha geniş bir siyasi anlam taşıdığı yönünde.

Öte yandan farklı bir kesim de açıkça şunu dile getiriyor:

Çekmeköy'de ailenin geleceği konuşuldu
Çekmeköy'de ailenin geleceği konuşuldu
İçeriği Görüntüle

“Bu parti sana görev verdi. Bu görev, iyi günde de kötü günde de temsil sorumluluğu gerektirir.”

Son söz olarak şunu söylemek gerekir:

Siyasette istifa etmek kolaydır.

Zor olan, bulunduğun yerde mücadele etmektir.

Ve görünen o ki, Cemil Özdemir bu süreçte zor olanı değil, daha kolay olanı tercih etmiştir.