Kumdan kaleler yapıp sonra onu yıkmak için programlanmış bedenlere çocuk denir.

Hangimiz yapmadık ki?

Denize gitme imkânı olmayan, coğrafyası izin vermeyen çocuk evinin önündeki kumla ve bahçesindeki toprakla yaptı kalesini. 

Sonra yıkmak üzere. Ama o kalenin kaderi değişmedi hiç. Hep çığlık çıglığa gülerken yıktılar kaleleri.

Kovası ve kepçesi olmayan çocuk belki bir yoğurt kabı belkide konserve kutusu kullandı. Kepçe yerinede küçücük ellerini.

Ne ile olursa olsun mutlu olur çocuk. 

Bakmaz şekle şemale. Üzerinde falanca yoğurt filanca konserve yazmasına. Aldırmaz hatta farkında bile olmaz.

Renkli kova, kepçe, elek ve tırmıklara sahip olmasada umrunda değildir zaten çocuğun.

Veya şekil kalıpları ile kumdan kaleler, çiçekler yapamadı diye ağlamaz. Hep güler.

Biraz sanslı olanlar o kaleleri sahilden topladıkları istiridye ve midye kabukları, çakıl taşları ile süslerken yüzlerdeki tebessüm hep aynıdır.

Ve mutludur.

Sadece eğlenir çocuk. 

Neden çocukların en çok keyif aldığı yer deniz kenarları ve plajlar olduğunu hiç düşündünüzmü? 

Sonsuz bir ufuk çizgisinde yaşadıkları hayal dünyası, dibini merak ettikleri o mavi su ve sınırsızca koşabildikleri bir kumsal. 

Çünkü; 

Hiçbir ebeveyn üstünü kirleteceksin diye kızmaz çocuğuna, dur düşeceksin koşma demez ve dert etmez veya fazla ıslandın, terledin hasta olacaksında demez.

Bu yüzden mutludur çocuklar  kumsalda ve denizde. 

Ve bu yüzden mutludur o gülen güzel suratlar mısır, simit, kağıt helva, dondurma yerken gazoz ve meyva sularını içerken.

Ama çocuklar sahile ölmek için gitmezler.

Tıpkı bugün sahile vuran insanlık gibi.

Tıpkı bugün vicdanlarda yara açan yavru gibi.

Ve tıpkı bugün kahreden o melek gibi.

Belki bugün adını bile kimsenin bilmediği o küçücük çocuk bedeni mülteciler, bizim ve tüm insanlık için bir milat olur.

Belki bir anıt dikilir, bulunduğu kumsala. Hafızamızı ve vicdanımızı her sene tazelemek için.

Yazımın başında “kalenin kaderi” değişmedi gülen yüzler oyunun sonunda kahkahaları ile hep yıktılar kaleleri demiştim ama insanlığın, yokluğun, vatansızlığın, kimsesizliğin ve çaresizliğin kaderi belki birgün değişir. 

Tıpkı bu küçücük bedende vebali olanlarında bir gün değişeceği gibi… 

Sevgi eylem gerektirir.

 

adult anal sex stories adult japanese love stories
pharmacy discount card discount coupons for prescription medications
why do wife cheat women that cheat with married men
cordarone kontrol cordarone bolus
early abortion pill options when is it too late to get an abortion pill
cialis coupons from manufacturer cialis trial coupon